SON DAKİKA

SAĞLIK BAKANI AKDAĞ: FETÖ MHP’YE NÜFUZ ETMEYE ÇALIŞIYOR!

Bu haber 28 Mart 2017 - 16:41 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ (ortada), Adana’nın Kozan ilçesinde bulunan Kozan Devlet Hastanesi’ni ziyaret etti, incelemede bulundu.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, “Yeni sistemde istikrar güçleneceğinden tabii ki terör mücadelesi de çok daha güçlenecek. Ama Allah’a şükürler olsun zaten terörün kafasını öyle bir ezmişiz ki aslında teröre ne olacağını Kandil söyledi. Cemil Bayık çıktı konuştu, sonra Karayılan konuştu. Hepsi videolarda var. ‘Eğer bu referandumdan evet çıkarsa biz biteriz, PKK biter’ diyorlar. Allah’ın izniyle bu PKK’yı, bu referandumda ‘evet’ diyeceğiz ve bitireceğiz.” dedi.

Kozan ilçesinde bir süre önce hizmete açılan Kozan Devlet Hastanesi’nde incelemelerde bulunan Akdağ, yetkililerden bilgi aldı, hastanenin danışma kısmına “Size hizmet için buradayız” yazılmasını istedi.

Çocuk servisine geçen Akdağ, hasta yakınlarıyla sohbet etti, kendisinin de çocuk doktoru olduğunu anlattı.

Akdağ, aynı serviste Aladağ’daki yurt yangınında vücutlarının çeşitli yerlerindeki kırıklar oluşması nedeniyle fizik tedavileri süren Seda Topbaş, Fatma Zehra Altun ve Emine Petlek’i ziyaret etti, hediye ve çiçek verdi.

Çukurova Üniversitesi Kozan Meslek Yüksekokulu Öğrenci Temsilciliği tarafından okulda düzenlenen Genç Kürsü programına da katılan Bakan Akdağ, yaptığı konuşmada, parti olarak anayasayı daha önce de değiştirme düşünceleri olduğunu ancak Meclis çoğunluğu uygun olmadığı için yapamadıklarını söyledi.

CHP’nin 1946’lı yıllardan bu yana süregelen alışkanlığı bulunduğunu belirten Akdağ, şöyle konuştu:

“Millet bir nefes aldı, rahmetli Menderes iktidara geldi. 1960’da yine CHP darbenin yanında durdu. Sıkıştıkları zaman ordu nöbete pankartları açıyorlar. Sıkıştıkları zaman vesayeti çağırıyorlar. Anayasa Mahkemesini, Yargıtay başsavcısını, orduyu, sermayeyi, TÜSİAD’ı, medyayı… Bunu kaç defa tekrarladılar. Bunların hepsi şu anda değiştirmeye çalıştığımız parlamenter sistemde oldu. Kılıçdaroğlu çıkıp diyor, ‘Tek adam sistemi gelecek. Diktatörlük gelecek.’ Türkiye’ye o kadar çok diktatörlük geldi ki bizim siyasi tarihimiz boyunca. Zaten 1940’lı yıllar katı bir tek adam, ‘milli şef’ dedikleri bir dönem. Korkunç bir dönem. Kimsenin inançlarını yaşayamadığı, insanların özgürlüklerinin yok edildiği dönem. O zaman Hitler dönemi neyse onun bir taklidi.”

Akdağ, Avrupa’da çeşitli devletlerin on yıllardır PKK’yı beslediğini, bu yöndeki suçluları geri vermediğini belirterek “Şimdi de FETÖ çetesi oralarda yuvalanmaya başladı. Almanya, Hollanda, Belçika, İsviçre’de var. Ellerinde para da var. Bir diktatörlük arayacaksanız mevcut sistemde o diktatörlüğe götüren vesayete bakacaksın. O götüren şartları alkışlayan CHP’ye bakacaksın. Böyle bir sicil var.” ifadesini kullandı.

– “Devletin görevi milletini dönüştürmeye çalışmak değildir”

CHP zihniyetine göre toplumun dönüştürülmesi gerektiğini aktaran Akdağ, şöyle devam etti:

“Çoğunluk ‘Adana’nın yolları taştanı’ çalıp onla oynamak istiyorsunuz. Onlar diyor ki ‘hayır’, bu yakışmaz. Biz medenileşmeliyiz. Ne yapacağız? Modernleşmek için klasik batı müziği dinlemek. Yaptılar bunları biliyor musunuz? Radyoları da yasakladılar zamanında. Başına şunu örtmek zorundasın ya da şöyle açmak zorundasın. Sana ne kardeşim başımı açarım, örterim, sakal bırakırım keserim, küpe takarım. Seni ne ilgilendiriyor? Bu benim bireysel özgürlük alanım. Buna senin devlet olarak karışmaya hakkın yok. Devletin görevi milletine hizmet etmektir. Devletin görevi milletini dönüştürmeye çalışmak değildir. Biz başından beri bunu yapmaya çalışıyoruz. Devletin görevi özgürlük alanlarını ayakta tutmaktır.”

Akdağ, gençlere zulme karşı başörtülünün de mini eteklinin de yanında durmaları çağrısında bulunarak “Çünkü o insanların kendi şahsi dünyalarıdır. Onların dünyalarına karışmak bizim işimiz değil.” dedi.

Avrupa standartlarında 55 bin kişiye bir milletvekili düşerken Türkiye’de 143 bin kişiye bir milletvekili düştüğünü belirten Akdağ, bunu iyileştirmek istediklerini dile getirdi.

– “Terörle amansız bir mücadele içerisindeyiz”

Akdağ, bir öğrencinin “Referandumdan sonra ne olacak da terör sorunu ortadan kalkacak. Uzun zamandır ‘Referandumdan sonra terör bitecek’ deniyor. Neden halihazırda bu bitirilemiyor?” sorusu üzerine şunları söyledi:

“Terör referandumdan sonra bitecek’ demiyoruz biz. Biz zaten terörle amansız bir mücadele içerisindeyiz. Terör de dahil olmak üzere ekonomi, ülkenin ne kadar önemli meselesi varsa biz yeni sistemde o meselelerin daha kolay çözüleceğini biliyoruz. Çünkü daha hızlı ve istikrarlı hareket etmek mümkün. Şu anda piyasa nefesini tutmuş 16 Nisan’ı bekliyor. 16 Nisan’da hayır çıksa da ondan sonra ülkenin bir istikrarı bozulsa hemen ekonomi bozuluyor. Parlamenter sistemin en büyük zayıflıklarından biri bu. Yeni sistemde istikrar güçleneceğinden tabii ki terör mücadelesi de çok daha güçlenecek. Ama Allah’a şükürler olsun zaten terörün kafasını öyle bir ezmişiz ki aslında teröre ne olacağını Kandil söyledi. Cemil Bayık çıktı konuştu, sonra Karayılan konuştu. Hepsi videolarda var. ‘Eğer bu referandumdan evet çıkarsa biz biteriz, PKK biter’ diyorlar. Allah’ın izniyle bu PKK’yı, bu referandumda ‘evet’ diyeceğiz ve bitireceğiz.”

“Yeni anayasada kadınlara ne haklar tanınacak? Sonu gelmeyen kadın cinayetleri, küçük çocukların tecavüze uğraması ne zaman son bulacak” sorusu yöneltilen Bakan Akdağ, Anayasa’yı bütünüyle değiştirmediklerini, hükümet etme sistemini değiştirdiklerini, önceki iki değişiklikte birçok ülkede olmayan “kanunlarla kadınlar lehine pozitifi ayrımcılık yapılabilir” maddesi koyduklarını anlattı.

Kadınlar lehine birçok kanun yapıp uygulamaya koyduklarını dile getiren Akdağ, şunları söyledi:

“Kadın cinayetleri ya da çocuk istismar, tecavüzler konusunda da çok acımasız kanunlarımız var. Bu hususta Avrupa’daki en şiddetli kanunlara biz sahibiz. Bunlar yalnızca hükümetlerin kanunu yapması, polis, savcının müdahalesiyle sonu getirilemeyen işler. Bu mücadeleyi amansız biçimde sürdüreceğiz. Bir taraftan da toplum olarak dönüşeceğiz. Şiddet uygulayan bir kişinin maalesef birçok alanda da uyguladığını görmekteyiz. Sağlıkta şiddet var mesela. Biz şunu tespit etmiş durumdayız. Sağlıkta şiddete başvuran bir kişi evinde de trafikte de genellikle şiddete başvuran biri. Bununla mücadeleyi topyekun yapmaya devam etmemiz lazım. Sonlanmaktan sıfıra inmeyi kastediyorsanız bu ancak bir ideal olabilir. Olabildiğince azaltmamız lazım.”

– “FETÖ, MHP’ye nüfuz etmeye çalışıyor”

Akdağ, “Evet diyenlere kimse karşı çıkmıyor, çok güzel karşılanıyor, hayır denildiğinde neden FETÖ’cü veya vatan haini olarak ilan ediliyor” sorusunu ise şöyle yanıtladı:

“Aslında ‘hayır’ diyen hiç kimseye FETÖ’cü ve vatan haini demedik. Bireysel olarak AK Parti’ye oy verebilir, ‘hayır’ da diyebilir. MHP’ye oy vermiş olabilir ‘hayır’ da diyebilir. Nitekim anketlere baktığımız zaman AK Parti’nin içinde yani ‘AK Parti’ye oy verdim ya da veririm’ diyenler içinde yüzde 5 kararsız var şu anda. MHP’de biraz daha fazla sayıda kararsız var. Hatta ‘Hayır oyu vereceğim’ diyenler var. Bu normal. Sayın Kılıçdaroğlu ‘hayır’ diyor. HDP ‘hayır’ diyor, arkasından PKK, PYD… FETÖ, yalnızca kendisi ‘Hayır diyeceğim’ demiyor, tüm finans gücünü her şeyi kullanarak MHP içinde oraya nüfuz etmeye çalışıyor. Oradaki bazı kişiler ‘hayır dedirtsin’ diye. Onların arkasına bir saf daha dizildi. Almanya, Hollanda, İsviçre’nin ne işi vardı? Biz Adana’da miting yaptırsak, orada pankart astırsak, devlet başkanının fotoğrafının yanı başında kafasına silah dayasak. Ne derler bize? Şimdi bunların hepsi aynı yerde ‘hayır’ diyorlar. Bu tarafta da Recep Tayyip Erdoğan, Binali Yıldırım, Devlet Bahçeli, rahmetli Yazıcıoğlu’nun peşinden giden Destici ‘evet’ diyor. Biz bunu söylüyoruz. Buna göre siz ya da arkadaşlarınız, oy verdikleri zaman ‘Kimlerle beraber oy verdiklerine dikkat etsinler’ diyoruz. Yoksa farklı bir sebeple de ‘hayır’ diyebilirsiniz. Ama ‘hayır’ diyenlerin bu kadar bir yerde birikmesi de insanın, benim dikkatimi çekiyor. Nasıl oluyor da böyle bir koro koalisyon oluşuyor burada. Ne haddineymiş Almanya, Hollanda, İsviçre’nin Türkiye’nin aleyhine burada davranmak, hayır propagandası yapmaları. İstemiyorlar çünkü Türkiye’nin güçlenmesini. Böyle bir referandumla Türkiye’nin güçleneceğini biliyorlar. Yoksa fert fert hayır oyu veren herkes PKK’lıdır, ya da şudur, haşa bunu diyemeyiz demedik de.”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.