Genel

Kahramanmaraş'taki saldırganın babası, oğluna poligonda atış yaptırmış

- Tutuklanan Uğur Mersinli'nin ifadesinden: - 'Yaklaşık 2 aydır evimizin yakınında bulunan özel bir uzman psikoloğa götürüyordum. Söz konusu psikolog oğlumun toplumla uyumu noktasında problem yaşayacağını, biraz takip edilmesi gerektiğini, ilerleyen zamanlarda psikiyatrik tedavi gerekebileceğini söyledi' - 'Bu hafta pazartesi günü emniyetin poligonuna giderek kendime ait silah ile atış yaptım. Oğluma da birkaç el atış yaptırdım'

KAHRAMANMARAŞ (AA) - Kahramanmaraş'taki okula saldırı düzenleyen İsa Aras Mersinli'nin babası Uğur Mersinli, ifadesinde, oğlunun silah merakına değinerek, pazartesi günü poligonda oğluna birkaç el atış yaptırdığını belirtti.

Onikişubat ilçesi Ayser Çalık Ortaokulu'ndaki silahlı saldırıyı gerçekleştiren İsa Aras Mersinli'nin tutuklanan babası polis başmüfettişi Uğur Mersinli'nin Kahramanmaraş 2. Sulh Ceza Hakimliği'ndeki ifadesine ulaşıldı.

Baba Mersinli, oğlunun olayda kullandığı silahlar ve mermilerin kendisine ait olduğunu söyledi.

Kendisine ait taşıma ruhsatlı 7 silah ve 2 av tüfeğinin bulunduğunu anlatan Mersinli, 'Silahlarım yatak odasında muhafaza edilmektedir. Silahların ve mermilerin hepsi kilitli Maraş sandığı içerisindeydi. İsa Aras, sandıkların nasıl açıldığını öğrenmiş. İsa Aras, çok iyi bir internet kullanıcısıydı. VPN kullanır ve ana dili gibi İngilizce konuşurdu. Oğlumun tipik ergenlik ve sınav sorunları, stresleri bulunmaktaydı.' dedi.

Çocuğunu, stresli durumu nedeniyle daha önce emniyetteki psikoloğa götürdüğü beyanında bulunan Mersinli, şöyle devam etti:

'Oğlumu emniyetteki psikolog arkadaşlara götürdüm ancak emniyetteki psikolog arkadaşlar olumsuz bir durumun olmadığını, oğlumun çok zeki olduğunu söylediler. Yaklaşık 2 aydır da evimizin yakınında bulunan özel bir uzman psikoloğa götürüyordum. Söz konusu psikolog ise oğlumun toplumla uyumu noktasında problem yaşayacağını, biraz takip edilmesi gerektiğini, ilerleyen zamanlarda psikiyatrik tedavi gerekebileceğini söyledi. En son 3 hafta önce psikoloğa gitmişti ancak son zamanlarda psikoloğa gitmekten kaçındı.'

Mersinli, olay günü evde yaşananları anlatarak, şunları kaydetti:

'İsa'yı sabah kaldırdım ama yemeğini yedikten sonra geri yattı, okula gitmedi. Okula niye gitmiyorsun sınav dönemi dedim. Bana gülerek, cevap vermedi. Annesi geldi, annesine de bağırdı, bizde baş edemeyince 'gitmiyorsan gitme' dedik. İsa Aras evde kaldı. Daha sonra kasaba gitmek amacıyla evden çıktım. Kasaptan dönerken kavşakta siren seslerini duydum. Bir gazeteci arkadaşı aradım, 'bana siren sesleri normal gelmedi.' Gazeteci bana Ayser Çalık'ta bir olay olduğunu ancak kendisinin de bilmediğini, olay yerine gittiğini söyledi. Gazeteci arkadaşla konuştuktan sonra evimin önüne gittim eve çıktım malzemeleri bıraktım. Eşim bana İsa'nın arkadaşının kitabını unuttuğunu ve İsa'nın bu kitabı arkadaşına teslim etmek için okula gittiğini söyledi. Eşim bana İsa Aras'ın sadece çantasını alarak çıktığını söyledi. Okulun önüne vardığımda ana baba günüydü. Kendimi zar zor içeriye attım olayın ne olduğunu sorduğumda daha önceden tanıştığım polis arkadaşlar oğlumun yaralı olduğunu söylediler. Ben olay yerine oğlumun mağdur olduğu düşüncesiyle gittim. Daha sonra olay yerinde bulunan 2 tane rütbeli arkadaş beni emniyete götürdüler. Ben emniyet müdürlüğündeyken olayın aslını, vefat eden çocukların olduğunu ve oğlumun vefat ettiğini öğrenmiş oldum.'

- 'Oğlumun silahı eline almaya yeltendiğini gördüm'

Baba Mersinli, oğlu İsa Aras'ın bilgisayar ve cep telefonunu İngilizce kullandığını, kendisinin İngilizce bilmemesi nedeniyle sanal ortamda nelerle meşgul olduğunu takip edemediğini anlattı.

Oğlunun sık sık savaş oyunu oynadığını ifade eden Mersinli, kendisine ne yaptığını sorduğunda ise 'Öf ya' tarzında cevap aldığını ve İsa Aras'ın kendisini geçiştirdiğini savundu.

Oğlunun daha önceden silahlara merakının bulunmadığını ancak yaklaşık 1 ay öncesinde kendisine 'arkadaşlarının silahla atış yaptığını, kendisine ne zaman atış yaptıracağını sorduğunu' kaydeden Mersinli, ifadesinde şunları söyledi:

'Yaklaşık 1 ay önce işten gelip kısa süreliğine silahı yatak odasında şifonyere bırakmıştım. Oğlumun silahı eline almaya yeltendiğini gördüm ve kendisine kızdım. Kendisinin silahlara merakı olduğunu fark ettiğim için ben kendisine silah kültürümüzden bahsettim. Silahın namus olarak adlandırıldığından bahsettim. Yine emekli olduğumda silahlardan bir tanesini kendisine bırakacağımı söyledim. Bu söylemdeki kastım, oğlumun silaha karşı hevesini ötelemekti. İleride sicili temiz olursa ve iyi bir okul okursa 'sana da silah alabiliriz' diyerek, kendisine umut sattım ancak bunun üzerine oğlum bana, 'Amerika'da herkes silah alabiliyor.' dedi. Ben de kendisine ülkemizde kimlerin silah alabileceğini, taşıyabileceğini söyledim. Oğlum arkadaşlarının silah ile ateş ettiklerini benim de kendisine silah ile ateş ettirebileceğimi söyledi. Bu konuşma geçtiğimiz hafta perşembe ya da cuma gerçekleşmiş olabilir. Ben de kendisine haftaya güneşli bir günde poligona atış yapmaya gideceğimi kendisini de götürebileceğimi söyledim.

Bu hafta pazartesi günü emniyetin poligonuna giderek kendime ait silah ile atış yaptım. Oğluma da birkaç el atış yaptırdım. Oğluma karşıdaki hedefi gösterdim. Silahın rastgele kullanılmayacağını hedef alınarak atış yapılacağını söyledim. Oğlum atış yaparken birkaç fotoğraf ve videosunu çektim bundaki kastım hatıra olarak kalmasıydı ve hevesini köreltmekti. Fotoğrafları daha sonra WhatsApp üzerinden oğlum İsa'ya gönderdim. Emniyetten öğrendiğime göre oğlum söz konusu fotoğrafları arkadaşlarına göstermiş, arkadaşları hayretle karşılamış, benim evimdeki silahlar, mermiler, şarjörler dolu vaziyette bir arada bulunmaz. Oğlum gördüğü bir şeyi unutmaz, silahların ve mermilerin muhafaza edildiği Maraş sandıklarının 3 düğmesi vardır söz konusu üç düğmeye temas edildiği anda sandıklar açılır.'

- Telefon ve bilgisayar şifrelerini ailesinden gizlemiş

Baba Mersinli, oğlunun sürekli bilgisayar ve cep telefonuyla meşgul olduğunu, zararlı içeriklerden etkilenebileceğini düşünerek kontrol etmek istediğini ancak oğlunun kendisine şifreleri vermediğini öne sürerek, 'Oğlum cep telefonu ve bilgisayardan oyun oynarken bir taraftan İngilizce konuşurdu ancak ben kendisinin ne konuştuğunu anlamazdım. Oğlum interaktif oyunlar oynardı, odasına girdiğinde ise her şeyi kapatır bize bir şey göstermek istemezdi. Biz de bu nedenle bu zamana kadar herhangi bir olumsuz durumunu tespit edemedik.' ifadelerini kullandı.

Baba Mersinli, olay günü ve olaydan önce bir tartışmaları olmadığını, oğlunun dakikası dakikasını tutmadığını, duygu durumunun sürekli değişkenlik gösterdiğini de anlattı.

Daha önce oğlunun rehber öğretmeniyle görüştüklerini ve sınavlardan düşük not aldığı zaman agresif hareketler sergilediğini belirten Mersinli, 'Fakat oğlumun öğretmenlerine veya öğrencilere karşı herhangi bir olumsuz hissiyatta bulunduğunu fark etmedim. Oğlumun arkadaş çevresi çok kısıtlıydı. Oğlum İsa, toplam 8 senede 3 yıl okula gidebildi çünkü eğitim döneminin bir kısmı pandemi bir kısmı deprem dönemine denk geldi.' beyanında bulundu.