Atasporumuz Güreş açısında önemli ve saygın bir yeri olan Türk Güreş Vakfı (TGV) ile ilgili geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen Genel Kurul Toplantısı'nda, TGV'nin Kıymetli Genel Başkanı Olimpiyat, Dünya ve Avrupa Şampiyonumuz Sayın Ahmet Ayık'ın yerine saygıdeğer Oğlu Sayın Osman Ayık yeni Genel Başkan seçildi... Hayırlı olsun... Başarılar diliyoruz...
TGV gibi köklü bir kuruluş hakkında pozitif anlamda oldukça fazla methiyeler ortaya koyabiliriz... Ancak Övgüden ziyade daha da başarılı hizmetlerin gerçekleştirilmesi için TGV'nin iyi niyetli, gerçekçi plan ve projelere ihtiyacı vardır...
Hemen sadete gelelim...
TGV Tüzüğü'nün bazı maddelerinin günümüz gerçekleri ve gereklerine göre yeniden düzenlenmesi gerektiği kanaatindeyim...
Bu manada bahse konu Tüzüğün örneğin 7.Maddesi, (Madde 7- Kurucu üyeler Vakıf Senedinde belirtilen listede adları yazılı on iki kişiden ibarettir. Kuruculardan birinin çekilmesi, vefatı,iş göremez hale gelmesi veya sürekli hastalığı halinde yerine naspedeceği (Atayacağı) kişi bu göreve gelir ve naspedilen kişinin adı karar defterine geçirilir. Naspedilenler, adlarının karar defterine yazılmasından itibaren naspedene ait tüm hak ve yetkilere sahip olurlar..) devamında ise 8.Maddesi, (Madde 8- Vakıf kurucu üyeleri ve mevcut üyeler dışında gerçek kişiler aşağıda belirtilen şekil ve şartlarda üye olabilirler.
Vakfa en az 10 cumhuriyet altını yahut eşdeğerde nakdi bağışta bulunan kişilerin üyeliğe alınmaları, Yönetim Kurulunun önerisi ve Genel Kurulun 2/3 çoğunluk ile kabul etmesi sonucunda karara bağlanır. Bunun dışında Vakfa ve güreş sporuna üstün yarar ve hizmet sağlamış ve en az 5 cumhuriyet altını yahut eşdeğerde nakdi bağışta bulunan kişiler de aynı yöntemle üyeliğe kabul edilir....) ayrıca 14. Maddesi, (Madde 14-Türk Güreş Vakfı Yönetim Kurulu yedi asil üyeden oluşur. Bu yedi üyenin en az ikisi Vakfın kurucu üyeleri arasından, diğerleri Genel Kurul üyeleri arasından seçilir...)
Sesli düşünmeye devam edelim...
Yukarıda arz ettiğim 7.maddede geçen "... Kuruculardan birinin çekilmesi, vefatı,iş göremez hale gelmesi veya sürekli hastalığı halinde yerine naspedeceği (Atayacağı) kişi bu göreve gelir...) ibaresi, tabiri yerindeyse TGV adına mutlaka uyulması gereken bir nevi "farziyet" gibi algılanmaktadır... Halbuki temelinde kamu yararı olan "Vakıf Ruhu" Bu tür "kayıtsız ve şartsız" emir kipini asla kabul etmez...
Saygıdeğer Okurlarımın ve Sevgili Sayfa Arkadaşlarımın genelde "Arif olan anlar" özdeyişine uygun, konusunda donanımlı kişiler olması nedeniyle diğer maddeler ile ilgili kanaat belirtmeme gerek olmadığı düşüncesindeyim...
Bir başka açıdan bakacak olursak, Vakfın Ankara'da ki Genel Merkezi dışında sadece Adana ve Afyon illerinde şubesinin olması çok üzücü ve düşündürücüdür... Bu manada Türk Güreş Vakfının tüm illerde şube açması ortaya koyulan hizmetin hacmi bakımından önemlidir... Aktif güreş yaptığım yıllarda sporcusu olduğum Konya'da TGV Konya Şubesi aktifti ve merhum Diş Hekimi Suphi Soğancı şubenin Başkanıydı... O yıllarda TGV Konya Şubesi'nin şahsım da dahil olmak üzere tüm pehlivanlara layık-ı vechile hamilik yaptığını memnuniyetle söyleyebilirim...
Vakfın yönetim şekli ve tarzını sorgulamak elbette haddimize değildir... Ancak TGV'nin artık kendini hızlı bir şekilde güncellemesi gerektiği aşikardır...
Tabi bunları belirtirken Sayın Ahmet Ayık başta olmak üzere, Vakfın ilgili kurullarında şimdiye kadar görev alıp, fedekarca hizmet edenlere minnet duygularımızla teşekkür ediyoruz... Ve tekrar TGV'nin yeni Başkanı Sayın Osman Ayık başta olmak üzere, Türk Güreş Vakfı Yönetim Kurulu Üyeleri Cihan Candemir, Bekir Ödemiş, Coşkun Vaz, Ali Yaşar Yücel, M.Kemal Şit ve Abdullah Alemdar'a başarılar diliyoruz... Muhabbetle...